Ay’daki gizemli sarsıntıların kaynağı belirlendi: Apollo 17 iniş aracının etkisi
Ay, 2.5 milyar yıldır volkanik ve fay yıkımına maruz kalmayan bir gök cismi olarak tanımlanıyor. Gündüz 121 °C, gece ise -97 °C’ye kadar düşen sıcaklık farkı, regolit yüzeyini sürekli olarak genleşip büzülmeye zorlayarak doğal termal depremler yaratıyor. Bu mikro depremler, Apollo 17 görevi sırasında yerleştirilen sismometreler tarafından 1976‑1977 yılları arasında kaydedildi.
Kaliforniya Teknoloji Enstitüsü’nden araştırmacılar, bu ham verileri modern makine öğrenimi teknikleriyle yeniden analiz etti. Analiz, sabah saatlerinde gözlemlenen sarsıntıların akşamdan farklı bir frekans sergilediğini ortaya koydu. Sabah sinyallerinde 5‑6 dakikada bir tekrarlanan, 5‑7 saat süren düzenli bir titreşim bulunurken, akşam profilleri daha düzensizdi. Araştırma ekibi, sabahın bu düzenli titreşimlerinin, güneş ışınları tarafından ısıtılan Apollo 17 iniş aracının metal yapısının hızlı genleşmesiyle ortaya çıktığını belirledi. Allen Husker, raporda “Her sabah güneş iniş aracına çarptığında, araç esneyip genleşerek titreşmeye başlıyor. Beş ila altı dakikada bir tekrarlanan bu sarsıntılar, beş ila yedi saat boyunca sürüyor. İnanılmaz derecede düzenli ve ritmik bir tabloydur.” ifadelerini kullandı.
Bu bulgu, gelecekteki kalıcı Ay üsleri ve yeni nesil uzay araçlarının tasarımında kritik bir veri kaynağıdır. Güneş ışınlarının iniş aracı üzerindeki etkisiyle oluşan termal gerilimlerin göz önünde bulundurulması, astronot güvenliğini ve ekipman dayanıklılığını artıracaktır. Ayrıca, sismik dalgaların maddelerin yoğunluğuna göre hız değiştirmesi, Ay’ın derinliklerinde yer alan su buzu rezervlerinin tespitinde anahtar rol oynamaktadır. Husker, “Ay’ın Güney Kutbu’ndaki kraterlerde hiç güneş ışığı görmeyen kalıcı gölge alanlar bulunmakta. O bölgelere kurulacak yeni sismometrelerle yer altında hapsolmuş olası su buzu rezervlerini tespit edebiliriz; çünkü sismik dalgalar sudan geçerken belirgin biçimde yavaşlar.” diyerek araştırmanın bir sonraki hedefini belirtti.

