Ev, Kadınların En Tehlikeli Mekanı Olarak Kalmaya Devam Ediyor
2026’nın ilk sekiz ayında Türkiye Kadın Dernekleri Federasyonu (TKDF) verilerine göre 259 kadın erkekler tarafından katledildi; bu kadınların 173’ü evlerinde öldürüldü. Kayıtlara göre 18 kadın ev içinde bulunduğunda, 6 kadın kamusal alanlarda (sokak, park vb.), 2 kadın ormanlık alanlarda, 1 kadın sulak alanda ve 1 kadın işyerinde ölü halde bulundu. Bu sayı, evin kadınlar için hâlâ en tehlikeli yerlerinden biri olduğunu gösteriyor.
Aynı dönemde TKDF, Ağustos 2025 ve 2026 aylarında 22 kadın cinayetini kaydetti. 13 kadın aile içindeki erkek tarafından, 3 kadın boşanma aşamasında veya boşanmış erkek tarafından, 2 kadın birlikte olduğu erkek tarafından, 2 kadın ayrılmış veya reddettiği erkek tarafından ve 2 kadın tanıdığı bir erkek tarafından öldürüldü. Kadınların yüzde 48’i 19‑35 yaş aralığında; en genç 19, en büyük 74 yaşındaydı.
TKDF Başkanı Canan Güllü, raporunda şiddetin çoğu zaman “aile içi anlaşmazlık” olarak görülmesi ve kolluk, savcılık, aile mahkemesi, ŞÖNİM, sağlık kuruluşları ile sosyal hizmetler arasında kesintisiz vaka takibinin sağlanamaması konularını vurguladı. Tehdit, ısrarlı takip, silah bulundurma, ayrılma aşaması ve koruma kararının ihlali gibi risk göstergelerinin güncellenen risk değerlendirmesine dönüştürülmediği, 6284 sayılı kanun kapsamında verilen uzaklaştırma ve koruma kararlarının yeterince izlenmediği belirtildi. TKDF, her ihbarı ciddiye alan, riski sürekli güncelleyen, faili izleyen, silahı derhal uzaklaştıran ve kadına bağımsız bir yaşam kurma desteği sağlayan bir devlet mekanizmasının oluşturulmasını talep ediyor.

