Osmanlı Peykleri: Dalak Efsanesinin Arkasındaki Gerçekler
Osmanlı İmparatorluğu döneminde sarayın en güvenilir habercisi olarak hizmet eden “Peyk” adı verilen özel yaya birliği, Peykhâne-i Hassa Ocağı bünyesinde görev yapıyordu. Bu birlik, devletin kritik istihbarat raporlarını ve padişahın fermanlarını en hızlı şekilde hedeflerine ulaştırmakla sorumluydu. Atların ilerlemekte zorlandığı engebeli arazilerde, Peyklerin dayanıklılıkları sayesinde koşarak mesajlarını taşıma yeteneği, Avrupa’daki benzer birimlerden farklı olarak onları 45 yaşına kadar görevde kalma imkânı tanıyordu.
Halk arasında uzun yıllardır dolaşan “dalak efsanesi”ne dair yapılan incelemeler, tıp teknolojisinin o dönemde bu tür bir ameliyatı mümkün kılmadığını ortaya koydu. Peyklerin dalak şişmesini önlemek için kullandığı yöntem, burnundan düzenli nefes alıp vermeyi zorlayan ortası delik bir gümüş veya metal küreydi. Bu aparat, solunum ritmini dengeleyerek splenik spazmı engelledi ve ağız kuruluğunu azaltarak su ihtiyacını minimize etti.
Eğitim programı, İstanbul At Meydanı ve kışlardaki 10–12 yıl süren ağır bir disiplin içeriyordu. Çocuklar, kızgın kumlarda yalınayak koşarak ayak tabanlarını sertleştiriyor, bileklerine bağlanan ağırlıklarla dayanıklılık sınırlarını test ediyordu. Gümüş kemerlerde taşıdıkları badem şekeri gibi enerji kaynakları, diz altındaki çıngıraklar ise tempoyu ayarlamak ve halkın yol vermesini sağlamak için kullanılıyordu. Bu yoğun disiplin sayesinde, İstanbul ile Edirne arasındaki 150 kilometrelik mesafe, bir gün içinde tamamlanabiliyordu. Peykler 3 Mayıs 1829 tarihinde resmi olarak kapatıldı.

