Soner Yalçın 68. Gün Savunmasında: Gazetecilik Sınırını Aşan Davranışı Sorguladı
İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesi’nin Silivri’deki Marmara Kapalı Cezaevi’ne inşa edilen yeni duruşma salonunda, İBB Davası’nın 68’inci gününde, 53 tutuklu ve 414 sanıklı davanın savunması üstüne konuşma yapmaya başlayan Odatv imtiyaz sahibi ve Nefes gazetesi yazarı Soner Yalçın, Hasan Erkan Kabakcıdan sonraki sırada sahneye çıktı. Yalçın, iddianameyi “dönüp dönüp okumaya” devam ettiğini ve “hangi davranışım gazetecilik sınırını aşıp örgütsel faaliyete dönüştü?” sorusunu savunmasında gündeme getirdi. Somut bir delilin eksikliğiyle ilgili olarak, “Ben bilerek ve isteyerek yardım ettiğimi gösteren tek somut olgu nedir?” diyerek, iddianamedeki kanıtların yetersizliğini vurguladı.
Yalçın, ilişkilerinin, görüşmelerinin ve yazılarının suçlamada belirli bir delil olmadan suç olarak nitelendirildiğini belirtti. 40 yıl süren gazetecilik kariyeri boyunca hiçbir iktidarın, partinin veya siyasetçinin gazetecisi olmadığını söyleyerek, “Ben sadece bir gazeteciyim” diyerek mesleki sorumluluğunu öne çıkardı. “Ben dünkü küçük çocuk değilim” diyerek, “Gerçek nedir?” sorusunu gündeme getirirken, Kafka’nın “Dava” eserinden örnek vererek yalanın gerçeği nasıl etkilediğini tartıştı. Sonuç olarak, Yalçın, mahkemeden somut delillerin ortaya konulmasını beklediğini ve “Gerçek ve delil arasındaki farkı ön plana çıkarırken, mahkemeden somut somut delillerin ortaya konulmasını beklediğini” belirtti.

